Meczup

Meczup
Geçti dedim, geçmedi

16 Eylül 2011 Cuma

Bir Deli Ressam tanıdım








Bazen böyle kendinizi yalnız falan hissedersiniz hani. “Yalnızım lan ben” diye triplere girersiniz, intihar falan gelir aklınıza sonra götünüz yemez de vazgeçersiniz. Herkes size inat mutluymuş gibi gelir. Hayat birden çok boktan olur mesela. Boktandır zaten de siz o an kesin olarak anlarsınız hani.
Işte ben pek öyle düşünen bi insan değilimdir genelde. Zaten bi sürü derdim var, diğerlerinin ağzına sıçıyim banane laylaylomlik diye gezinendim. Kimseye bulaşmıyim, kimse de bana bulaşmasın öyle sik gibi yaşamaya devam ediyim diye düşünür dururdum bütün gün.
Sonra bigün... bigün onu tanıdım... ressamdı. Deliydi. Aklında bir sürü şey varmış gibi davranıyordu. Yaşı fazla değildi ama hem olgun, hem çocuktu. Çocukken verilen sürprizli kinderler gibi içinden ne çıkacağını bilemiyordunuz. Ne tepki vereceğini, ne söyleyeceğini falan.
O kadar garipti ki her an değişiyordu.
Gözlerini görmek dünyanın 7 mucizesinden 8.sini bulmak kadar harikaydı.
Onu izlemek Paris-e gitmek gibiydi...
Kırıcıydı bazen, bazen eğlenceli, çoğu zaman da hassiktir kadar mükkemmel. Ama O-ydu. Deliydi ve ressamdı.
Bütün gün aklımdaydı. Insanlar ondan farklıydı sanki. Insanlar onun gibi olmaya çalışıp olamıyordu. Insanlar özentiydi, insanlar sıkıcıydı, boştu.
Oysa O, o kadar iyiydi ki...
Bigün gitti. Bitti. Ve ben ne kadar eskisi gibi olmaya çalışsam da olamadım. Ve ben ilk kez “yalnızım lan ben” diye düşündüm.
Yokluğu küfür gibiydi. Çok kısa zamanda nasıl olup ta hayatımda bu kadar eskileşebilmişti anlamıyordum ama sadece mutluydum. Çünkü onu tanımıştım. Çünkü farklı olmanın tadını bir kere almıştım.
Ve onu anlatmak garipti. Geri döner mi bilmem, dönmesini istiyor muyum bilmem, ama sadece böyle bir şey yaşamak çok güzeldi ve hep öyle kalacaktı.
Hayatım kısa mı, uzun mu bilmiyorum ama onunla geçen o kısacık zaman hayatımda düşünüp düşünüp mutlu olacağım tek şeydi sanırım...

Clementine*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder