Blog açmaya karar verirken, ergen ergen triplere girdiğim zamanlarda girer, içinde bol bol aşk acısı olan yazılar yazarım diye düşünmüştüm. ama bugün o kadar mutluyum ki, buraya yazıp şu anı ölümsüzleştirmek istedim. gelecekte ne olur bilmem, belki de şuan yaşadıklarımı, şuraya yazdıklarımı bir kaç yıl sonra bol sümüklü bir günümde okuyup güleceğim. ya da belki de okuyup okuyup ağlayacağım... ama yine de yazmak istiyorum. bu gece herşeyi, herkese anlatmak istiyorum çünkü artık içimde tutamayacağım kadar büyüdü duygularım. artık boğazımda duruyorlar. anlatmazsam bitecekler ve ben bitmemesi için katil bile olabilirim şuan...
Tam 1 ay önce, 27 Eylülde o zaman ki tabirimle "başımın belasıı yeaaa" ile tanıştım. hayatıma girişi o kadar farklı, o kadar güzel, o kadar önemli, o kadar eğlenceliydi ki hatırladıkça kahkaha atmamak için dudaklarımı ısırıyorum.
Her insanın hayatında silmek istediği anıları olmuştur mutlaka. ya da unutmak istediği, canını yakan, acısından burnunu kanatan anıları. anılar güzeldir, anılar önemlidir, ama anılar o kadar berbat bir şey ki... kurtulmak istersiniz kurtulamazsınız. peşinizi bırakmaz bir türlü o kahrolasıca şeyler. beyninizi kemirir durur...
İşte tam da öyle bir sürü anım var. hepsi aklımın bi köşesinde duruyor. her sabah uyandığımda bana kendilerini hatırlatıyorlar. ama eskisi gibi yakmıyor canımı artık. çünkü hayatıma giren o baş belası her sabah uyandığımda beynimi o anılardan daha fazla meşgul ediyor. bu durumdan memnun muyum diye sorarsanız, fazlasıyla memnunum!
İşte bugün o baş belasıyla tanışmamızın 1.ayı. tam 1 aydır hayatımda. tam 1 aydır sabah akşam aklımda. tam 1 aydır beni mutlu eden tek şey O. normalde bıraksanız şurayı saçma sapan cümlelerimle doldurabilirim ama söz konusu O olunca anlatıcak kelime bulamıyorum. bütün kelimeler anlamını yitiriyor bi anda.
O kadar iyi ki, o kadar güzel ki, o kadar hayat dolu bi insan ki hiçbir kelime onu anlatacak kadar güçlü değil. hiçbir kelime duygularımı anlatabilecek kadar mükemmel değil...
Hayatıma gireli 1 ay oldu ama hayatımdaki en değerli insanların başında gelmeyi başarıyor. şimdi anlatsam onu, desem ki şöyle iyi böyle iyi, her bokuma katlanıyor, her derdimi rahatça anlatıyorum, her seferinde aklımı başıma getiriyor ve söylediklerine kuşkusuz inandığım tek insan... anlamayacaksınız. çünkü anlamazsınız. çünkü anlamanızı istemem bile. çünkü o kadar seviyorum..
Resmen her güne onunla başlıyorum, her kokuda o var sanki, en güzel renkler sadece ona ait, sadece O biliyor herşeyin en doğrusunu, sadece O söyleyince güzel bütün kelimeler, cümleler..
Hayatımda ilk kez hissediyorum böyle şeyleri, hayatımda ilk kez birine "seni seviyorum" derken bu kelimeyi kaç kere söylediğimi düşünmüyorum. hayatımda ilk kez o iki kelimeyi söylemekten korkmuyorum.
Kaç zaman geçecek üstünden, kaç kere kavga edeceğiz, kaç kavgamız yine "ben seni çok kocaman seviyorum"la bitecek bilmiyorum ama şuan için tek korkum kaybetmek. avucumun ortasına kalbini bıraktı sanki. biraz sıksam korkacak gibi, biraz daha açsam hemen gidecek... oysa gitmemesi için ölmeye bile razıyım ben.
İnsanlara bunu anlatmak o kadar zor ki. insanlar anlamıyor çünkü, insanlar önyargılı. insanlar bir insanı görmeden, bilmeden, sadece kelimelerini, düşüncelerine, hissettiklerine, hissettirdiklerine aşık olmanın ne demek olduğunu bilmeyecek kadar zavallı.
Oysa ben o kadar şanslıyım ki, böyle bir şeyi yaşadığım için... hayatımın sonuna kadar hatırlamaktan usanmayacağım anılarım var şimdi. hayatımın sonuna kadar en berbat durumumda aklıma gelince beni gülümsetebilecek kadar güçlü duygularım var.
Ve bunların hepsi O'nun sayesinde oldu. bana hissettirdiklerini bilmiyor belki ama ben O'nun için neler hissettiğimi çok iyi biliyorum. bu ikimize de yeter...
Hani derler ya "sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım" diye, işte öyle seviyorum, öyle aşığım, öyle inanıyorum. bütün geleceğimi ellerine bıraksam bir kere dönüp bakmam geriye acaba ne olacak diye...
Seni çok seviyorum Çağatay. Seni çok kocaman seviyorum. Seni o kadar çok seviyorum ki bunu sadece sen bilebilirsin...
Hayatıma hoşgeldin Sevgilim, çok boktan olabilir ama en azından seninle renklenecek.
Ve şu şarkıda da dediği gibi:
"Kimseyi görmedim ben, Senden daha güzel...
Kimseyi tanımadım ben, Senden daha özel..."
PS: Fotoğrafın özel bir anısı var, umarım hatırlamışsındır...




